[ X ]

Eğitimde
Güzel Örnekler

  • Ayna Projesi
  • Ayın Konukları
  • Diline Sahip Ol !
  • Ödüllendirme Projesi
  • İyilik Kutusu
  • Mavi Kart
  • Maarif Projeleri
  • Nevruz
  • Oyun Bahçesi
  • Okul Kantininde Meyve
  • Sabah İctiması
  • Sürekli Sergi Salonu
  • Veli Kaynak Kitabı


  • Okul Gelişimi


  • SÖZLÜ NOTLARINI NASIL TAKDİR EDİYORSUN

     
    BİR VİCDAN SORUNU: ÖĞRETMENLER SÖZLÜ NOTLARINI NASIL TAKDİR EDİYOR? AYRICA, SÖZLÜ NOTUNUN TAKDİRİNDE ÖĞRENCİ MERKEZLİ VE DAHA KESİN BİR UYGULAMA ÖRNEĞİ VE ÖNERİSİ
    ÖZET
    Eğitim-öğretimin çıktısı, ölçme-değerlendirmedir. İlköğretim ve ortaöğretimde şu an uygulanan yapılandırmacı eğitimde süreç ve sonuç değerlendirmesi olmak üzere iki tür değerlendirme ön plana çıkmaktadır. Sonuç değerlendirme sınavlar vasıtasıyla yapılmakta, süreç değerlendirmesi ise öğrencinin sene içindeki davranış ve faaliyetlerine göre yapılmaktadır. Değerlendirmenin sözlü notu kısmında, öğretmenler arasında uygulama birliği yoktur ve sözlü notlarının takdir edilmesinde bir standart da yoktur. Çalışmada, öğretmenlerin sözlü notlarına bakışını ve sözlü notlarının tayin edilmesinde alternatif arayışı üzerinde durulmuştur.
    ANAHTAR KELİMELER
    Ölçme-değerlendirme, sözlü notu, sözlü notunun takdiri, sonuç değerlendirme, süreç değerlendirme, sözlü anketi
    ABSTRACT
    The result of education is evaluation. There are two types of evaluation as period and result evaluation in primary and secondary education in today’s constractive education. The result of evaluation is done by th help of exams and period evaluation is done according to behaviours and activities of students during the year. There isn’t any agreement  and a standart creteria in evaluating the grades in oral evaluation among the teachers. In the study, we focused  on the teachers ‘ point of view about the oral evaluation and altarnativies approach on evaluation of oral grades.     
    KEY WORDS
    Evaluation, oral grades, deciding oral grades, resoult  educaion, period evaluation, the anket of oral evaluation  
    GİRİŞ
    Eğitim, insan hayatının her aşamasında devam eden bir süreçtir. Modernleşmeyle beraber ele alındığında formelleştirilmekle birlikte, gündelik hayattaki önemi daha da somutlaştırılmıştır. Somutlaştırmanın en önemli mekanlarından biri okuldur. Buralarda belirlenen ölçme değerlendirme araçlarıyla insanın (öğrencinin) değerlendirilmesi yapılarak onun başarılı ya da başarısız olduğuna karar verilmektedir. Ölçme ve değerlendirmeyi yapanın derse giren öğretmen olduğunu göz önünde bulundurursak, bu uygulamanın ne kadar objektif olduğu problemi, üzerinde düşünülmesi gereken bir sorun olarak durmaktadır.
    Ölçme-değerlendirme, ilköğretim ve ortaöğretim kurumlarında sözlü ve yazılı uygulamalar vasıtasıyla somutlaştırılmaktadır. Yazılı uygulamalarda objektiflik sözlü uygulamalara oranla kısmen daha belirgin olabilir. Yazılı sürecinde hazırlanan cevap anahtarı bu objektifliği temin edebilir. Cevap anahtarları, öğretmenleri kişisel yargılardan bir ölçüde kurtarabilir. Üçüncü kişiler, yazılı kağıdı ile cevap anahtarını birlikte değerlendirdiklerinde benzer veya yakın puan değerine ulaşabilir. Ancak söz konusu sözlü ölçme-değerlendirme olunca, değerlendiricinin tutum ve yargılarından ne kadar bağımsız olduğu, tartışılmaya açıktır.
    Diğer taraftan birçok eğitim bilimci yazılı sınavlar üzerine kafa yorup bu konuda standartlara katkı yaparken, sözlü notlarına değinilmemiştir. YÖK Tez Merkezinde yapılacak basit bir taramada bu çok net görülebilmekte, “sözlü notu” yazıldığında herhangi bir çalışma yapılmadığı anlaşılmaktadır.  
    Öğretmenler, sözlü notlarını takdir ederken tarafsız olduklarını beyan etseler de, bunun realitelerle ne kadar örtüştüğü sorgulanmalıdır. Yazılı sınavların yanında yönetmeliklere göre sözlü notu takdir etme hakkının öğretmene tanınması ve hakkın zorunlu olması ciddi felsefi, sosyolojik psikolojik ve pedagojik tartışmaları beraberinde getirmektedir. Bu aynı zamanda çok disiplinli (interdisipliner) bir çalışmanın argümanlarını doğru kullanmakla eşdeğerdir. Bu çalışmanın satır aralarında kısmen de olsa bu argümanlara göndermeler yapılacaktır.
    Eğitim sorunu tarihsel, felsefi, sosyolojik, psikolojik ve diğer unsurlarıyla değerlendirilmelidir. Her toplumsal yapı, kendine uygun bir siyasi modeli uygulamaya çalışarak bilgi toplumu olma mücadelesini sürdürmektedir. Türkiye Cumhuriyetinin başlangıcı bu siyasi tercihin okullara uygulanmasını temel hedef almış ve uygulamaya başlamıştır. Modernleşme ajanlarından biri ve önemli ayağını eğitim anlayışı oluşturmaktadır. Eğitimde birliği sağlamak için öğretmenlerin objektif bir değerlendirme yapması gereği, uygulamalarda bir takım ölçme araçlarını geliştirmeyi zorunlu kılmaktadır. Not sistemine dayanan bir eğitim anlayışı, bunun tezahürü olmuştur. Bu anlayış genel olarak eleştirilebilir. Ancak mevcut sistemlerde ve yoğun talep karşısında bu tür araçların kullanılması kaçınılmazdır.
    Genel olarak bir davranışın, kazanımın tam olarak ölçülmesi mümkün değildir. Çünkü kullandığımız ölçme aracı, insan faktörü üzerinde uygulanmakta, insanın duygusal yönü göz ardı edilmektedir. Ruhsal olarak edilgenliği barındıran insan (öğretmen), aynı türden iki olaya farklı tepkiler verebilmektedir. İnsanın bu duygusallığı, sözlü notu gibi soyut unsurların değerlendirildiği bir alanda, öğretmenin objektifliğini tartışılır duruma getirmektedir.
                Denetlenmeyen bir süreç, kontrol edilemez. Ölçme değerlendirmenin eğitim öğretimin en önemli parçası olduğu; denetlenmeye, kontrol edilmeye ihtiyaç duyduğu açıktır. Ölçme, herhangi bir niteliği gözlemek ve gözlem sonucun sayılar veya sembollerle ifade etmedir. Bu sonuçların da aynı alana ait bir kriter ile kıyaslanarak bir değer yargısına ve karara ulaşma süreci değerlendirmedir. Kısa cevaplı, doğru-yanlış, eşleştirmeli, çoktan seçmeli sınav soruları objektif; sınırlı cevaplı, serbest cevaplı soruları sübjektif bir değerlendirme kabul edilmektedir.  Cevap anahtarı oluşturulabilen yazılı sınavın öznel bir değerlendirme içerdiği eğitim bilimciler tarafından kabul edilirken, sözlü notlarının bir kritere bağlı olmadan, açık bir yönergeye dayanmadan tayin edilmesi düşünülemez.
     
    ÇALIŞMANIN AMACI
    Öğrenci başarısını ölçmede, yazılı notları ve dönem ödevi notu yanında sözlü notu veya notlarının doğrudan etkili olduğunu bilinmektedir. Bunun yanında öğrencilerin değerlendirmeden ve not vermeden kaynaklanan memnuniyetsizliği bilinen bir gerçektir. Başarısızlık nedenleri anketlerinde, öğretmen tutum ve davranışlarından kaynaklanan nedenler de sıralanmaktadır. Sözlü notunun adil ve izah edilebilir biçimde takdir edilmemesi, öğrencinin güven duygusunu zedeleyecek ve motivasyonuna zarar verecektir.
    Bu noktada öncelikle bir durum tespitine ihtiyaç olduğu aşikar. Tespitin net biçimde ortaya konabilmesi amacıyla, sözlü notunu takdir eden tek irade öğretmenlerin davranış biçimlerini ve bu davranışların altında yatan sebepleri anket yoluyla tespit etmek için bu çalışma yapılmıştır.
     
    YÖNTEM
    Anket, jetanket.com üzerinden online olarak yapıldı. Ankette öğretmenlere, cinsiyet, yaş grubu, okul türü, branş, eğitim durumu, meslekteki kıdem ve Milli Eğitim Bakanlığı Ortaöğretim/İlköğretim Kurumları Sınıf Geçme ve Sınav Yönetmeliğini okunup okunmadığına ilişkin ilk 7 sorudan sonra toplam 35 soru yöneltildi.
    Ankette, öğretmenin kendi ve meslektaşı hakkındaki fikri, öğretmenlerin sözlü notuna yaklaşımı, öğretmenin sözlü notunu etkileyen unsurlar, sözlü notuna olumsuz etki yapabilecek hususlara öğretmenlerin yaklaşımı, öğretmenin sözlü notunu takdir ederken duygularının notlara yansıması ve öğretmenlerin sözlü notu için yeni yöntem bulunması fikri konusundaki yaklaşımı başlıkları altında tasnif ettiğimiz sorular yer aldı.
    Mayıs 2010’da anket soruları hazırlandı. Haziran 2010-Ağustos 2010 arasında anket uygulandı. Sonrasında anketin sonuçları değerlendirildi.
    Ankete toplam 294 öğretmen katıldı. Anketi yarıda bırakan, sözlü notu vermeyen (rehberlik), bazı soruları cevaplamayan öğretmenlerin anket sonuçları tasnif dışı tutuldu. Toplamda geçerli 171 öğretmenin cevapları üzerinden değerlendirme yapıldı. Cevapları değerlendirmeye alınan bu öğretmenlere ait sayısal veriler şu şekilde oluştu:
    Ankete katılan 171 öğretmenin yüzde 77.33’ü (133 kişi) erkek, yüzde 22.67’si (39 kişi) bayan öğretmenlerden oluştu.
    Devamı için tıklayınız: materyal.org.tr
     
    Sözlü Notunuz 100
    Sitedeki projeleri alıp kullanmak, yayımlamak serbesttir.